A témához tartozó oldalak:   [1 2 3 4 5 6 7 8] >
Off topic: Yemek Kültürümüz ve Recipe Modification
Téma indítója: Nizamettin Yigit

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 13:27
holland - török
+ ...
Dec 13, 2004

Merhabalar,

Yeni moderatör arakdasmızın hangi konuda yazalım sorusu baslığındaki mesajındaki tavsiyeye bir çağrı bir o kadar da zevkli bulduğum bir konu başlığı daha açayım istedim.

http://www.proz.com/topic/27256

Aslında ben o sorudan önce, hatta prozlanırken bile okumuştum. Ancak az gittik uz gittik altı ay bir güz gittik sonunda döndük baktık bir arpa boyu yol bile gidememiş olmamak için baştan hepimizi bu konuda düşünmeye sevketmeye çalışmıştım.

Hani bir müdavimimiz Hindi-Türkey konusunda bir yazı paylaşmıştı da belki de pişman olmuştu yazdığına. Eminim eski mesajlara gidilecek olsa, örnek çoğalır.

Neyse bu başlıktaki amacım, yemek kültürümüzün renkliliğini, canlılığını paylaşmak. Bu yüzden hemen konuya dönüp bir Çin atasözü ile devam etmek isterim.
"Güzel bir yemekte şu özellikler bulunur.
1-yemek göze hitab eder, görünüşü güzel olmalıdır.
2-yemek buruna hitab eder, kokusu güzel olmalıdır.
3-Yemek damaga hitab eder, tadı güzel olmalıdır.
4-Yemek kulaga hitab eder, yapılışından yenilişine kadar hareketli, sesli olmalıdır.
Bu sebeple ki pek çok çin yemeği sıcak tabak, güveç veya mangalda gelir veya masada pişirilir...

Yıllar önce bu işin sırrı ve tekniği hakkında tecrübelerini paylaşması sonucu öğrendiğim bir usta şefimizin bir sözü de şöyle.

Yemek yapmak resim yapmak gibidir. Renklerin karışım oranları değiştikçe nasıl farklı bir tablo, farklı bir resim çıkıyorsa, malzemedeki küçük değişiklikler veya eklemeler bile değişik lezzet ile sonuçlanır. İşte aşçılık lezzetlerin hepsini yemek malzemeleri üzerinden bulma sanatıdır.

Evet bu söz usta bir şeften. Ve sahiden usta olmasam da, işin felsefi ve haz alma duyusuna etkisini düşünerek ben de bu görüşü savunuyorum.

Değişkenlere en çok bağlı olan varlık canlılar.

Degişkeni hayli fazla olan bir başka konu başlığı da yemek. Hiç tahmin etmediğiniz bir değişkenden etkilenir ve lezzet de ona göre değişir.

Fazla uzatmadan lezzetiniz bol olsun diyeyim. Bir başka güne kadar sizlerin yazılarını bekliyorum.

Sağlıcakla,

Nizamettin Yigit


[Subject edited by staff or moderator 2004-12-14 10:22]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 13:27
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
AB'ye Yemek Kültürü Katkısı Dec 18, 2004

Merhabalar,

Bugun 17 Aralik 2004. AB nin Turkiye'ye dahasi Islama kapisini acmasi anlamina bile gelecek muzakere tarihi alisinin gunu. AB nin Turkiyeye katkilari uzerine her kesimden yorumlar olacagi mutlak. Ben aksi yone ve ozellikle de yemek kulturune olacak katkimizdan bahsetmek istiyorum.

Avrupanin uzun adamlari Ingiliz, Hollanda ve Almanlarin dogru durust bir mutfagi yok. Lahana veya karnabahari haslayip, Haslanmis patatesin uzerine az tuzlla haslanmis et corbasini dokerek yemek, onde gelen iki cesit yemegi olusturuyor.

Bizim mutfak kulturumuzde bu tarifin yemek olarak kabulu icin ya zaruret ya da kulturun hayli dumura ugramasi gerek....
Ortadogu, Kafkas ve Anadolu damak ucgeninde muthis bir karisimdan olusan essiz mutfagimiz bile katki olarak AB ye yeter.

Kofte, doner, sama, dolma, baklava, bulgur, pilav kelimeleri gibi kelimler yaninda bati dillerine daha fazla kelime verecegimiz ortada. Ancak kendi insanimiz bile lahmacuna Turkse Pizza demekten vazgecmesi lazim.

Arpacik soganindan yapilmis papaz yahniyi, ozenle yapilmis padisahin gul bahcelerini, karadenizin misir unlamasindan yapilan mihlamayi, yagli ama az tuzlu keci peynirli Antakya kunefesi, siirtin kuyu kebabi, Erzurumun kadayif dolmasi veya cag kebabi ve bunlar gibi daha yuzlerce saheser tarif bati sokaklarinda henuz orijinal formda tesrif etmis degil...

Bu yuzden AB de isini biliyor ve bu cagriyi bir zirve ile yapiyor....:)

Hele bir de o gun olsun....

Istahli ve sevgiyle kalin.

Nizamettin Yigit


[Subject edited by staff or moderator 2004-12-18 00:15]


Direct link Reply with quote
 

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 13:27
angol - török
+ ...
En çok da kokoreç üzecek beni Dec 18, 2004

Aslında, "şöyle yemek hapları olsa, acıkınca atıversek ağzımıza" diye düşündüğüm çok olmuştur. Yani o kadar ilgiliyim yemekle filan. Yani, bu threadla pek işim olmazdı, işin içine AB girip de kokorecime el uzatmasaydı.

Ankara'da Cihan sokakta prensip sahibi bir kokoreççim vardı. Günde sadece iki şiş takar, saat 16:30'da kesmeye başlardı. Nerede olursam olayım, en az 20 dakika önce hazır, kuyrukta bekliyor olurdum. Sonra kayboldu, bir daha da izine rastlayamadım (iyi bir kokoreççi yeri bilen var mı?)

Kokoreç demişken aklıma geldi. Acısız olmaz. Bol aflatoksinli kiremit tozlu pul biberim ne olacak?

Kırk yılın başı rakının yanında istediğimiz ve bolca limonla meze ettiğimiz beyin salatası ne olacak? Arnavut ciğeri, yürek ızgara, koç yumurtası?

Yok eğer bunlar fazla gelir diyorsanız peyniraltı suyundan mamul kaşarım, hormonlu domatesim?

Tek umudum o, ona bir şey katamazlar dediğim, ama çabucak kararsın diye sert kostik içinde aşırı bekletildiği için her tanesi sağlığım için bir tehdit olan güzelim Gemlik zeytinim?

Ya beyaz gözüksün diye içine kimyasal boca edilen ekmeğim?
!!
Geçen ay benim junior biraderlerden ikisi Çin'e gitmişti (Ganzou) bir haftalık bir fuar gezisi için. En küçüğümüz, lezzetler konusunda tam bir maceraperest. Birlikte gittiği büyüğü ise tam bir muhafazakar!

"Her şeyi gözünüzün önünde yapıyorlar, abi" diyor. "Yarı çiğden pişiriyorlar. Çok sağlıklı." Ne bulmuşsa yemiş. "İçinde ne var diye sormadım da, bakmadım da."
Büyüğü ise üç gün boyunca ot yemiş. Aç kalmış yani. "Baktım abim açlıktan zafiyet geçirecek, ara tara bir McDonalds bulduk. İçeri girince, niye sokaklarda hiç şişman göremediğimi anladım. Hepsi ordaymış!"

Çin'de McDonalds olduğunu öğrenmek beni ferahlattı. Çünkü bu sene zar zor kurtulmuştum biraderlerin elinden. Seneye götürecekler muhakkak! Aç kalmayız vesselam!

Çinliler direniyor, sulandırılmamış, katıksız binlerce yıllık kültür birikimiyle. Bir de tepelerine binen, her şeyinizi değiştireceksiniz diyen birileri yok. Tersine.

Peki ya Anadolu'nun yine binlerce yıllık karma mutfağı? Ne kadar direnebilecek dersiniz? McDonalds'lar, Sicily's'ler, KingBurger'ler, vs. karşısında? Üstelik de biz, bizde olandan vazgeçmeye bu kadar hevesli, bu kadar gönüllüyken.

AB MB dinlemem. Kokorecimden de vazgeçmem.

Ne olursa olsun, ağzınızın tadı bozulmasın efendim.
SB


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Németország
Local time: 12:27
ProZ.com-tag
angol - török
Göç ve "recipe modification" konusuna ufak bir başlangıç Dec 18, 2004

Merhaba,

Nizam Bey, öncelikle her mesajınızın altında "Subject edited by staff or mod" diye bir not görmek inşallah sinirinizi bozmuyordur. Türkçe klavyesi olmayan arkadaşların mesaj başlıklarına böyle bir müdahalede bulunarak karakterleri Türkçe yapıyorum sadece. Genel olarak istenmeyen bir şeyse bu, dokunmayayım.



Avrupa'daki mutfaklara gelince, ben bu işin teorisinden çok pratiğiyle ilgili biriyim ama, önce şu uzun adamlara haksızlık etmeyelim lütfen:

Avrupanin uzun adamlari Ingiliz, Hollanda ve Almanlarin dogru durust bir mutfagi yok.


İngilizleri bilmem, ama Almanya ve Hollanda'da ben üç senede 192 çeşit patates yemeği saydım. Hatta sevgili komşum ahçı Celal Usta der ki, "Ben bir Almana, istersem herhangi bir şeyi başka herhangi bir şey olarak yutturabilirim; balık diye kuşüzümü, patlıcan diye muz yedirsem ruhu duymaz. Ama patateste en ufacık bir sapmaya derhal uyanır!"


Şaka bir yana, Kuzey Avrupa için haklısınız. Ama Avrupa'nın güney kültürlerinin muhteşem mutfakları var, mesela İspanyolların, ve yeme, içme biçimleri de kuzeydekinden çok farklı. Burada bir yabancı gözüyle bana en çarpıcı gelen, öğünler ve su ile ilişki olmuştur. Hollandalılar, hem dünyevi zevklere daha yatkın olan Katolik kültürünün etkisiyle, hem de başka kültürlerle çok canlı bir ilişki içinde olduklarından daha farklılar, ama Almanlarda yeme-içme tamamen Protestan iş ahlakına endeksli gibi görünüyor bana: Sabah çok sıkı kahvaltı ediyorlar, bizim sabahın köründe asla yemeyeceğimiz yağlı yağlı etler, jambonlu yumurta falan (çünkü işe gidilecek, enerji lazım); sıcak yemek yenirse öğlen yeniyor (gerçi genellikle fast-food artık ama yine esnaf mantığına uzak bir toplum oldukları için dükkâncılar bile iki saate yakın öğle tatili yapıyor, yani yemek yiyecek vakit var); akşam da bizim anlayışımıza göre "kahvaltı" addedilecek şeyler yeniyor (fazla ağır yememeli ki erken yatıp iyi uyumalı, ertesi gün iş var). Bir de su içmiyor adamlar, içene de bir tuhaf gözle bakıyorlar. Bu da herhalde iklimden, ama işte iklim de değişiyor şimdi malum. İki sene önce yazın aşırı sıcaklarda çok sayıda yaşlı insanın ölmesinde su içme alışkanlıklarının olmamasının da rolü olmuştur belki.


Buradaki "Türk mutfağı" da beni yine çok şaşırtmıştı. Bu herhalde bütün yabancı mutfaklar için geçerli; nitekim Çin yemeği için de derler ki, Çin'e gitsen, dünyanın başka yerlerinde Çin yemeği diye satılan şeylerin hiçbirini bulamazsın. Neyse, Türk mutfağı büyük ölçüde lahmacun ve dönere eşitlenmiş zaten, ki ikisi de Türk yemeği değildir. Lahmacun ise Türkiye'dekinden çok farklı. İyi yanı kocaman olması Lezzet olarak da iyi gerçi de, Türkiye'de başlıca iki lahmacun ekolü vardır: Antep ve Urfa. Ben bunlardan Antep ekolünü daha çok tutarım, sarmısaklı olur, içine asla doğranmış soğan, kıymık kıymık yeşillik falan konmaz. Bu ekolün önde gelen temsilcisi de Laleli'de bir lokantadır, adını hatırlayınca edit yaparım burada, neyse. Buradaki Urfa ekolüne yakın, yani içinde sarmısak yok, ama onun dışında belirgin Yunan etkileri taşıyor. Ülke içinde olduğu gibi ülke dışında da Türk mutfağı komşu Yunan mutfağından esinlenmeyi sürdürmüş anlaşılan. Mesela cacık, ki Türk lokantalarında bile zaziki diye satılıyor, ve bizim yaptığımız gibi sulandırılmış değil, Yunan usûlü daha kıvamlı, içine su konmadan yapılıyor. Bu kıvam olayı lahmacunun içine sos misali konuvermesini de kolaylaştırıyor tabii. Gerçi içinde bendenizin gözdesi olan dereotu yok ama, kıvamlı olması daha iyi. Yine de, "varsa bu dünyada bir lezzet, denemeden geçme İzzet" felsefesiyle şöyle bir tadına bakayım dediğim cacıklı lahmacunu ben şahsen çok tutuyorum artık. Türkiye'ye geldiğimde kelime fiyatları 1 sente, yayınevi yüzdeleri 5'e falan düşmüş olursa belki de bir cacıklı lahmacun lokantası açarım, orada da önce benim gibi burun kıvırır, sonra kapış kapış yerler

Lahmacunda recipe modification (buna Türkçe ne diyebiliriz?):

Çok ince kıyılmış (makinede) yeşil salata, beyaz ve kırmızı lahana; elde doğranmış beyaz ve tatlı soğan; süzme yoğurttan susuz hazırlanmış ve içinde nane, dereotu, sarmısak vb olmayan, hıyarları da biraz irice doğranmış cacık; isteğe göre domates vb, güzeeelce lahmacunun içine konur, dürüm yapılır, yenir. Tabakta yenmeyecekse kâğıdın alt ucu iyice kıvrılarak sıkıştırılmalıdır, yoksa kırmızı lahananın suyuyla karışmış pembe cacık lekesi kolay kolay çıkmaz

[Edited at 2004-12-18 10:12]

[Edited at 2004-12-18 10:13]


Direct link Reply with quote
 

Nazim Aziz Gokdemir  Identity Verified
Local time: 06:27
angol - török
+ ...
Hint cacığı Dec 18, 2004

Keyifle okuduğum bir konu başlığı. Katkıda bulunan arkadaşlara teşekkür ederim.

Cacık konusunda söylemek istediğim bir şey var. Yapması son derece basit bir şey, ama burada çeşitli etnik kökenlerden arkadaşlarımla sık sık üzerine kafa yorarız. Türk, Rum, Ermeni -- arada ilginç farklar var. Türk ve Ermeni ekolü birbirine çok yakın, Özden'in yazdığı gibi Rumların zazikisi çok farklı. Bizdeki haydari gibi neredeyse. Neyse, bir gün beraberken İsviçreli bir arkadaş Hintlilerin cacığa kimyon koyduğunu söyledi. Hepimiz yadırgadık, sonra bir deneyeyim dedim. Artık cacığı kimyonsuz yapmıyorum. (E bizde de öyle yapılır diyebilirsiniz, ben bilmiyorum! Benim ailemde - ki bir ucu Makedonya'dan gelir, öbür ucu Ortadoğu'un en belalı coğrafyasının kuzeyinden güneyine kadar uzanır, sınır mınır tanımadan - ve çevremde yok böyle şey.)

Üzerime sopayla gelmeyin, bir deneyin. Dört kişilik servis kasesinin içine bir yemek kaşığı kadar karıştırın, üzerine de bir motif serpiştirin. Ben genelde naneyle birlikte kesişen iki çarpı koyuyorum. Yemeğe gelen arkadaşların (ateist de olsalar) dinine göre sululuk olsun diye kimyonla başka simgeler döktürdüğüm de oluyor.

Selçuk arkadaşımızın yazdığıyla ilgili bir değinmem var ayrıca. Bu kokoreç hikayesi Yunanistan'da da sorun olmuştu, halledildi. Sorun böyle şeylerin üretilmesi değil sağlıklı bir biçimde üretilmesi, kontrol edilmesi, vs. İş özünde çiğ malzemeyle ilgili olsa Japonya'nın sushi'yi yasaklaması gerekirdi (hani olur ya, ta öte taraftan dolanıp AB'ye başvuracak filan olsalar).

Son not: Hollanda mutfağını iyi bir araştırın derim. Ayrıca sınırı geçip Brugge'de Flaman lokantalarına bir bakın.

Ben de kokoreç, böbrekli çöp şiş, beyin salatası filan gibi şeylerin delisi olduğumdan beni fena halde alâkalandırıyor bu konu.

Aziz


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Németország
Local time: 12:27
ProZ.com-tag
angol - török
Kokoreç, cacık ve sos mevzuu Dec 19, 2004

Aziz, valla sağ ol var ol, kimyon en sevdiğim baharattır, yoğurtla yan yana hiç düşünmemiştim bile, ama vardır bir hikmeti deyip hemen deneyeceğim.

Şu kokoreç ve genel olarak sakatat meselesiyle ilgili bir şey söylemek istiyorum: Kokoreç, bize ait veya özgü bir şey değil ki. AB üyelerinden Yunanistan'da aynı bizimki gibi yapılıyor, bildiğim kadarıyla. Orada şimdi kokoreç kalkmış mı yani menülerden? Hiç sanmıyorum. Bir de seneler önce aynı tartışma başgösterince Mine Kırıkkanat yazmıştı Radikal'de: Fransız mutfağında da, bizdeki kokoreçin aynısı olmamakla birlikte bağırsaktan yapılma yemekler mevcutmuş. Hem sonra İspanyolların, malum, boğa güreşlerinden artan bir yemeği var, e bizde de koç yumurtası vardır. Bütün bunların yasaklandığını falan hiç sanmıyorum ben. Zaten işkembe de aynı kategoride ve her tarafta satılıyor, Almanya'da en azından. Aziz'in de dediği gibi mesele hijyen, yoksa kimsenin kokoreçe falan el uzatabileceğini sanmıyor, cockroach diye dil uzatanları da esefle anıyorum.

Hollanda mutfağıyla ilgili olarak da, hmmmm! diyeceğim. Sömürge mutfakları olmasın o? Benim bildiğim Hollanda mutfağı sos çeşitliliğiyle meşhurdur ve sos sevmez biri olarak yine derim ki bir mutfağın ya sosu vardır, ya yemeği. Osmanlı mutfağında yok mesela sos diye bir şey. Fransız mutfağında da aslen olmadığını duyduğumda şaşırmıştım hatta (bildiğim bir mutfak değil, yalnız sümüklüböcekleri çok lezzetli oluyor, tavsiye ederim - üstüme sopayla da gelmeyin, ciddiyim). Yine kulaktan dolma bir anekdot: Turistin biri gayet otantik ve mağrur bir Fransız lokantasında sos isteme gafletinde bulunmuş. Garson sadece ters ters bakmakla yetinip servise devam etmiş. Yemeğin sonunda da adamın önüne bir tas temizlik suyu koymuş (hani komedi filmlerinin sosyete sofrasında pot kıran görgüsüz eleman sahnelerindeki klasik espridir ya, içine el batırıp temizlemek için bir tas sabunlu su getirilir, görgüsüz karakter de kaşıkla dalar kâseye falan) ve demiş ki, "Buyrun size sos!" İyi cevap!... Fransız mutfağı hakkında doğru dürüst bilgisi olan var mı bu arada?



[Edited at 2004-12-19 11:24]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 13:27
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Balkan Baku Bağdad coğrafyasında Yemek.... Dec 19, 2004

Nazim Aziz arakdasimizin da isaret ettigi gibi Guneydogu asyalilar, Pakistan ve Hindistan, ayran ve cacik benzeri tariflerine kendilerince baharat katiyorlar. "Duh" da dedikleri ayran fena degil. Bizdeki yandim cavus'un baharatlisi. Yandim cavus ne diye sormayin sakin...

Ben lezzetin bize uymasi geregini de iddi etmiyorum. Yillar once Afganistan'dan gelen multecilerin bir kismi Malatya'da konuslandirildiginda, bizim cayi (siya cay) seker yerine tuzla ictiklerini gormek sasirtsa da denememe engel olmadi. Denedim ve oyle de icilebilecegini dusunuyorum. Ama ben oyle icmiyorum...

Cacik kousundaki inceliklere degindiler arakadaslar. Ben sahsen cacigin yapilinsinda nerde ve nasil tuketildiginin onemli bir etken oldugu veya olmasi gerektigini dusunuyorum. Tarlaya calismaya giden ciftci amca icin cacigin biraz daha sulu, tuzu az, serin ve hafif koruk olmasi cok iyi olur.
Sahsen alkol alinmasini tavsiye etmedigim halde, eger birisi cacigi alkole yoldas eylemek isterse, cacigin o zaman daha koyu, ve tam yagli suzme yogurttan yapilmasi, salataliginin da cok ince yapraklar halinde elde cekilmis olmasini tavsiye ederim.

Bazi yerlerde dere otu, bazi yerlerde nane kullanilir rayiha vermek icin. Ama ben az miktarda dere otunu fazla da ezmeden iplik iplik cacigi renklendirmesine taraftarim.

Nazim Aziz arkadasimiz, bir ucunun Makedonya oldugunu soylemis. Makedonyali dostlarimin kulaklari cinlasin diye burada da yazayim. Hamur islerinin anavatani balkanlar...O ne yufkalar, misir ekmekleri, borekler, helvalar, kaymacinalar...

Ayrica bir de et yemekleri... Bir buyumuz, evlat diyor. Biz Sardagina gures idmaninda kampa cikardik. Asagidan herkese bir kuzu budu veya iki kol verilirdi haslanmis et olarak. Sirimizdaki cantada... Baslardik tirmanmaya.. Kamp yerine vardigimizda sirttaki butlarin bitmesi az cok normaldi...

Benim ana tarafim Malatyanin bir koyunden. Asiret gelenegi.. Onlarda da et en iyi haslanarak yenilir. Gelen misafire kuzu kesilir ve kesilen kuzunun kolu ve budu govdeden ayrilmaksizin, temizlenir ve tek bir parca haslanir. Haslanma kazanda degil cogu kez bir lengerde (kimi yerde test veya karavana denir) yapilir. Sonra suyu suzulur ve suyuna pilav kurulup, et ayni lengerde tereyaginda cok hafif kizartilir.

Yok eger asil misafir kizartma istemiyorsa, haslanmis yenilir... Rahmetli Mulayim pehlivan ile de uzaktan akraba olan bu amcayi dinlerken, sanki bizim dayizadelerin sofrasinda hissetmistim.

Unutmak istemedigim bir nokta lahmacun ve doner. Her ne kadar "lahmun" arapcada Et anlamina gelse de, onlardaki benzeri ile bizdeki arasinda dunya kadar fark var.

Doner'e gelince Ozden hanima katilmiyorum. Turktur doner... Erzurumdaki tarihi cag kebabi, yatik doner, vs de bundaki benzerik tasiyan deliller...
Yillar once bir Yunanli dost, Chicago'da ayni tartismaya girmisti. Yanimda da Makedonya Konya hattinin bir uyesi olan amca var. Tutturdu bize bu Yunan diye. Ben dedi bu doner makinalarini bile Atina'dan getiriyorum... Amca dayanamadi. Gel gidip makinalara bakalim.. Gittiler mutfaga, yatirdilar doner tezgahini... "Turk Mali" Bursa'da Imal Edilmistir. yazili ardindan... Araplarin Shawerma dedigi nesneye mukayese etmek bence hem damak zevkine, hem de donere haksizlik olur.

Son olarak Hollanda mutfagi husuna geri donmek istiyorum. Avrupanin eski kolonistinin aslinda bir mutfagi var denilebilir ama buna kendileri engel. Anadoludaki gibi kulturler birbirlerinden etkilesip kaynasmakta zorlanmislar.
Endonez, Malzeya, Surinamli ve pek cok hint lezzetinden etkilenmesini bizdeki uyum kadar dengede tecrube edememisler..

Ama yine de mutfaklari var tabi. Ancak Andolu, Fransiz, Italyan gibi mutfak gelenekleri ile aralarinda deryalar dolusu fark var.

Damak tadiniz bozulmasin diyorum.

Nizamettin Yigit



[Subject edited by staff or moderator 2004-12-19 11:25]


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Németország
Local time: 12:27
ProZ.com-tag
angol - török
Patenti kimin olursa olsun, herkese afiyet olsun ;-) Dec 20, 2004

Meraklısına evde (yani döner makinesi olmadan) yapılabilecek etnik döner çeşitlemeleri:

Lübnan Usûlü Etli Shawarma


Bu da Müfid Usta'dan Kuzulu Shawerma; miktarları biraz ufaltarak yapılabilir.


Tavuklu bir çeşittşfşlşşfff... (Bu çok leziz görünüyor!)


Shawarma salatasının ise standart bir tarifi yok anlaşılan; bildiğimiz klasik salata malzemesinden ıspanağa kadar her şeyle yapılabiliyor, biraz da yaratıcılığa kalmış:



İnternette arama yapmak isteyecekler için: shawarma, shewarma, shawerma ve hatta shwarma şeklinde yazılıyor.

Gyros ile yaprak dönere de sonra geliriz...

________

Çok mühim not Nizamettin Bey, ben valla "Yandım Çavuş" ne diye soruyorum!!! Lütfen! N'olur!!!

[Edited at 2004-12-20 13:42]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 13:27
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Yandım Çavuş Ayranı Dec 20, 2004

Tadı ekşimeye başlamış yoğurt
Bir demet semizotu
Lüzumu kadar pul biber (damak tadınıza göre az veya çok)
bir diş sarmısak
tuz

Semizotunu çok az suda tamamen pişirmeksizin kaynatın
Sonra yogurdu iyice çırpın
Sonra semizotunu ve diğer malzemeyi (sarmısak dövülmüş-ezilmiş olmalı) ilave edin.
Semizotunu ezmeden ayranı karıştırın.
Eğer yeterince soğuk değil ise buz dolabına soğumaya bırakın

Afiyet olsun.


Nizamettin Yigit


Direct link Reply with quote
 

murat karahan  Identity Verified
Törökország
Local time: 13:27
angol - török
+ ...
akla zarar bir konu başlığı bu, haksızlık.... Dec 20, 2004

Madem öyle alın benden kıllık...

Orijinal Yandım Çavuş Ayranı, havaalanının tam karşısında, Küçükçekmece Belediyesine varmadan önce, düğün salonlarından birinin altında...


Direct link Reply with quote
 

murat karahan  Identity Verified
Törökország
Local time: 13:27
angol - török
+ ...
Madem öyle, hamsi köfte Dec 20, 2004

Sizin oralarda en zor ne bulunur diye düşündüm, taşındım
ve aklıma bu geldi

Malzemeler
2 kilo ayıklanmış, kılçığı çıkarılmış hamsi (hamsi yerine sardalya da kullanmak mümkün), 4 büyük soğan, 1 yemek kaşığı karabiber, yeteri miktarda tuz, yarım demet maydanoz, ıslatılmış ve suyu alınmış ekmek içi, 2 yumurta (+2 yumurta daha), Beyaz un, Sıvı yağ.


Hazırlanışı
Hamsileri bir mutfak robotu ya da rondo benzeri bir alette kıyma haline getirin. Ardından soğanları da minik minik doğrayın (bu kısımda eşler çok işe yarayabilir). Maydonozu rondo ya da mutfak robotuna atmanızı tavsiye etmem. En iyisi bıçakla doğramak. Sonra balık kıymasına soğanı, maydonozu, yumurtayı (kırmayı unutmayın) tuzu ve karabiberle, ekmek içini ekleyin ve yoğurmaya başlayın. Köfte ele yapışacak kıvama gelene kadar devam edin (tavana yapıştırmayı deneyebilirsiniz ama hanımlar çok bozuluyor ve sonradan köfteyi indirmek zor). Sonra bir süre köfte hamurunu dinlendirin. (hamuru ne kadar yorduğunuza bağlı olarak bu süre 20-30 dakika arasında değişebilir). Ardından hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın, elinizin içinde top haline yuvarlayın ve bastırın. Sonrasında köfteyi una bulayın. Bu aşamadan sonra dileyen, kadınbudu köftede olduğu gibi, köfteyi ayrıca yumurtaya banarak da kızartabilir. Ben yumurtasız pişirmeyi tercih ediyorum. Ortalık daha az kirleniyor. İlk partide 3-4 tane köfte pişirin ve tadına bakın. Böylece gerekirse tuz ya da karabiber eklemesi yapabilirsiniz.


[Edited at 2004-12-20 19:04]


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Németország
Local time: 12:27
ProZ.com-tag
angol - török
Hahh-haa !!! Dec 20, 2004

murat karahan wrote:

Sizin oralarda en zor ne bulunur diye düşündüm, taşındım
ve aklıma bu geldi




Hamsi bulunuyor işte (barbun ve çupra bile buldum sonunda!) Asıl mesele, ekmek içini bulmak


Her ikinize de çok teşekkürler, hamsiyi cumadan cumaya bulabiliyorum, ama yandım çavuşu yarın yapacağım.

Bu arada barbun demişken, zeytinyağında kızarttıktan sonra üstüne sarmısaklı yoğurt dökerek yemeyi denediniz mi hiç? Nefis oluyor! (Tekirle de olur.)


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 13:27
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Ayran 'a ilave Dec 21, 2004

Xola wrote:

Her ikinize de çok teşekkürler, hamsiyi cumadan cumaya bulabiliyorum, ama yandım çavuşu yarın yapacağım.



Ayrani yaparken not etmeyi untmusum burada ayrica yazayim istedim. Haslanmis semizotunu cirpilmis yogurdun/ayranin icine atarken sakin dogramayin veya ezmeyin. Serviste de bardaga veya kaseye fazla semizotu gelmemsine dikkat edin. Bir dal gelse yeter...

Aksi halde semizotundan yapilmis bir baharatli cacik gorunmu alir ki kasit o degil.

Afiyet olsun

Baligin cekilmesi icin kilcigi ayiklanabilir.... Ancak tum balik olarak yenilecekse ozellikle Hamsiyi kilcigindan ayirmayin... Isin tadi kaciyor...

Yil 1990, Samsun'da hamsi ayikliyorum. Dukkanin onunde.. Oglen firina verecegiz. Bir amca yaklasti..
- Usak napaysun?
- Temizliyom amca, oglene yetistireyim gel beraber yiyelim...
- Nesunu temizleysun ta onun...?
- Nesi olsun amca, hamsiyi temizliyorum iste. Firinda sebzeli bugulama yapicaaz... (Karsimizda bir pideci var)
- Seveyum onin pokini, nesunu temizleyceesun... At firina getsun!...

Ben amca kadar radikal degilim ama en azindan kilcigi uzerinde kalsin....:)


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Törökország
Local time: 13:27
török - angol
+ ...
Kokoreç ve hamsi demişken.. Dec 21, 2004

Deminden beri ağzım sulanarak okuyordum yazıları. Daha dün gece Baltalimanı'na inip bol acılı kokkoreç kültürümü tazeledim biraz, ama insan bir yiyor bir tane daha yiyesi geliyor, iştah açıyor bu meret. Eskiden içeriğinden ötürü tiksinirdim, ama sonra işkembeye tuzlamaya paçaya bayılan adam bunu da yer anasını satiim dedim ve o gün bu gün müdavimlerindenim.

Ortaköy'deki Şampiyon kokoreç ünlüdür ünlü olmasına, sosyetemiz sayesinde, ama ona rağbeti fazla abartıyorlar bence. Asıl Sarıyer sahili boyunca gece vampirlerlen beraber mesai yapan kokoreççi amcalara uğramak gerekir diye düşünürüm. Bu iş gerçek bi ustalık gerektirir
Hamsiye gelince, -40 derecede hayatın ürkütücü anlarını yaşadığım Sarıkamış'ta askerlerimize -hiçbir şekilde- ayıklanmamış hamsi balukların tatsız tuzsuz kızartıp kakalıyveriyorlardı. Bir süre yiyemedim. Ama burada hamsi üstatlarının buğlamalarını, kızartmalarını, yumurtalı hamsi, hamsi pilavı ve salatasını yedikten sonra o eski sağlığıma kavuştum. Yazın Ağva'da Balkan göçmeni çıtır güzel kızlar yanında çupra, mis gibi göbek salata ve beyaz şarap sefası yapmışım, sorma gitsin. Ha, palamutu unutmayalım, o da ayrı thread




[Edited at 2004-12-21 08:32]


Direct link Reply with quote
 
A témához tartozó oldalak:   [1 2 3 4 5 6 7 8] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Yemek Kültürümüz ve Recipe Modification

Advanced search


Translation news in Törökország





Across v6.3
Translation Toolkit and Sales Potential under One Roof

Apart from features that enable you to translate more efficiently, the new Across Translator Edition v6.3 comprises your crossMarket membership. The new online network for Across users assists you in exploring new sales potential and generating revenue.

More info »
PerfectIt consistency checker
Faster Checking, Greater Accuracy

PerfectIt helps deliver error-free documents. It improves consistency, ensures quality and helps to enforce style guides. It’s a powerful tool for pro users, and comes with the assurance of a 30-day money back guarantee.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Terminológiai keresés
  • Munkák
  • Fórumok
  • Multiple search