A témához tartozó oldalak:   < [1 2 3 4 5 6 7 8] >
Off topic: Yemek Kültürümüz ve Recipe Modification
Téma indítója: Nizamettin Yigit

Ebru Ozgen Oglesbay  Identity Verified
Egyesült Államok
Local time: 20:42
angol - török
+ ...
Börek başarıyla pişirilmiştir. Akşama afiyetle yenecektir. Jul 27, 2005

Arkadaşlar,

Nihayet bugün vakit buldum ve böreği tavsiyelerinizden faydalanarak pişirdim. Amaninnn!!!! Öyle böyle değil, pek nefis, pek leziz oldu. Bir tepsi peynirli, bir tepsi kabak-soğan-patates karışımlı. Bu akşama misafirim var diye sadece tırtıklamakla yetindim şimdilik. Ama bir gözüm sürekli tepsilerde. Aynen evdeki 2 kedi ve 1 köpeğin gözleri gibi*-)

Börek sorunu çözülmüştür. Teşekkürler. İsteyen 5 çayına gelebilir.

Bu arada, internetten Güllüoğlu yufka aldım Nefise. Ama feci kuru çıktı. Sigara böreği bile başarısız oldu, var sen düşün gerisini:-) Benim köyde bu tip şeyler satan bir market yok. Bu durumda yaşasın donuk filo do!


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Böreğin Kokusu Jul 27, 2005

Nasreddin Hocanın komşuları gibiyizdir maşallah hayalin de kokusunu alırız ama işin gücün arasında buyapılırmıydı. Böreklik yufka da yok, sabahı nasıl edecem

Bu arada "afiyet" olsun.


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
tarifi deği lezzeti aramak Sep 22, 2005

Merhabalar,

Hayli zaman olmuş. Son tariflerin üzerinden bir yaz tatili geçti. Biliyorum bir çoğunuz tatilde veya yaz aylarında boğazına sahip olamadığı için şu sıralar ya spor planları yapıyor ya da diyet arayışında.

Vaktiyle kilo sorunu olmayan bendeniz, son zamanlarda semirmenin vermeye çalıştığı heyecanı bir çözüm denemesine dönüştürmeye çalışıyorum.

Ekmeksiz yemek olmaz geleneksel Türk mutfağı ifadesini akşam yemeklerinden çıkarıp yerine zebze salatasının mikarını duble ettim. Deneyin fena da olmuyor...

Gelelim başlığa....

Bir çok insan yemek tarifi arar. Halbuki lezzet belirli kuralların içinde gizli. Onu aramak daha kolay. Gerçi lezzeti aramak sırasında bir maliyet var. Ancak tarifi aramakla sadece bekleyerek zaman kaybediyorsunuz ama yine de olsun... Ben böylesini daha seviyorum.

Lezzetin gizlendiği kurallardan ilki kalite. Kaliteli yemek malzemesi alınmamışsa kaliteli lezzet çıkması mucizevi bir gelişme olur. Anadolu ifadesiyle "kötü yoğurttan eyi ayran olmaz!".

Malzemeniz iyi ise sıra sizdeki cesarette. Küçük değişiklikler yaparak lezzetli bir yemek yapmanız son derece kuvvetli bir ihtimal. Evet bundan sonra benim bir lezzet arayışımı bir denememi yazacağım. Aerobik veya spora gitme planı yapmayanlar okusun. Zira arobikcilere de sprocu'lara da dokunabilir.

Normalde dana etini severim. Bir süredir biraz dana biraz kuzu eti alıp karıştırarak tüketiyorum. Hele kıymayı bu şekilde yapmak daha iyi.

Neyse devam edelim.
Önce irice doğranmış 2 tane soğan pembeleşince üzerine 100-150 gram kadar ceviz içini (her bir içi 4-5 parçaya kırarak) ekleyip kızartmaya devam edin. Hafiçe kızarması için havuç dilimleri ekleyin. Ölçüyü kaçırmamak üzere birazcık tuz, karabiber ve az çok az da kekük ekleyin.

Ocağın diğer gözünde bir tavaya biraz tereyağı biraz da sıvı yağlardan gönlünüzde var olanı katıp etin pişirilmesine başlayın. Hiç bir malzemeyi de yakmayacak kadar yüksek ısıda ateşte pişirin. Yani yüksek ateşte pişireyim derken kömürleşitrmeyin. VeyEti tavayı leb-a-leb doldurmayın. Tavanın büyüklüğüne göre içinde kolay döndürülecek kadar et atın. Tabi etin taze değil (yeni kesilmiş et olmaması gerektiğini de söyleyelim yoksa bayat demek istemedik) dinlenmiş hatta zeytin yağıyla kekikte terbiyelenmiş olması daha muteberdir. Terbiye sırasında ete tuz atmayın. Etin tuzunu et tavaya girer girmez atın...!

Eti dilediğiniz ölçüde pişirebilirsiniz. Et pişmek üzere iken ince kıyılmış bir iki tane mantarı (hepsi 1 veya 2 yemek kaşığı) etin üzerine serpiştirip birlikte kızarmasını sağlayın.

Et pişerken siz soğanın altını kısmalıydınız. Bakın yandı soğanlar şimdi... Hatceanımın yemek pişirmesine döndürmeyin şunu! Şunun şurasında azıcık lezzet arıyoruz...

Son olarak ya eti soğanların üstüne ya da soğanı etin üstüne ilave edin. Bir kaç saniye de böyle kalsınlar.

Evet yemeğiniz bitti.
Dikkat! Sıcak yerken ağzınızı yakarsanız yemeğin tadını almanız güçleşir.

Onun için irice bir servis tabağı ortasına yemekten okkalı iki servis kaşığı kondurmadan önce yemeği bir karıştırıp alt-üst edin ve sonra kondurma işlemini tamamlayın.

Afiyet olsun.
Bu yapılanları
çam fıstığı, şam fıstığı, kırılmış fındık ve badem ile de deneyebilirsiniz. Ben acı eklemedim. Dileyen soğanlıarın piştiği tavaya ya pul biber veya bir acı çarlistonu halkalayabilir. Her bir durumda lezzet değüşecektür.

Bugün siz lezzeti aramadınız lezzet sizi buldu. yarına Allah kerim...

Hadi kolay gelsin,

N. Yiğit


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Kestaneli kestane mantarı Oct 18, 2005

Kestane mantari/ sapkali mantarlardan olup lezzeti portabella (caksir gobelegi) kadar olmasa da lezzetli bir mantar cesidi.
Bugun degisiklik olsun dedik. Yemegin adina "tavuklu gunes acti" demeniz de mumkun.

Mantarlari yikayip kurulayin. Tavuk eti olarak bacak, gogus vs kullanmaniz mumkun. Dilerseniz et de kullanin. Ancak etlerden gerdan eti tavsiyemdir.

Mantarlari sap kismini sapkanin dibinden kesin. Sap kismi yukariya gelecek sekilde guvec veya bir borcam icine dizin. 100 gram kadar kestaneyi soyun. Bir kenarda beklesin.
Sonra zeytin yagi ve cok az miktarda karabiber ve salcayi cirpip tavuklari bununla terbiyelerken son anda tavugun tuzunu atin ve mantarlarin etrafina bir sira dizin.

1 tane iri patatesi soyup, uzun cubuklar halinde dograyin. mantarlarin cevresine gunes motifi cizecek sekilde dizin. nohut buyuklugunde dogradiginiz Kestaneleri bir tatli kasigi tereyagiyla birlikte bir tavada hafif kizartin. Kestaneleri mantarlarin ve patateslerin uzerinden serpistirin. 1 adet orta boy domates ve bir adet kirmizi biberi dograyip geriye kalan kestanelerle tavada bir iki dakika cevirdikten sonra onu damantarin sapkasina doldurulacak sekilde ilave edin.

Sonra 175-225 derecede once uzerine aluminyum folyo gecirerek firina surup pismeye terkedin. Yaklasik 45 dakika sonra folyoy kaldirip firini da ustten kizartmaya alarak 15 dakika daha devam edin.

Servis yaparken eski kasar unu / toz kasar ile susleyip yiyebilirsiniz.

Afiyet olsun.

Alternatif malzemeler:
-Kasari firina vermeden once atabilirsiniz
-patates yerine tanelenmis misir kullanabilirsiniz.

[Subject edited by staff or moderator 2005-10-18 23:36]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Kestane nerede daha güzeldir? Dec 30, 2005

Merhabalar,

Kimse bir kaç dakikasına kıyıp da üç beş satır bir başka yemek ve bizim yemek kültürümüz üzerine bir şeyler karalamak istemiyor. Halbuki ne tariflerin kalitesi ne de yazılanların uygulanabilirliği, pişirilip de hoş bulunmadığı takdirde muhakeme edilmiyor.

Yanlışlıkların cezası yok! Yanlış yapıldığında cezası olmayan yegane olmasa da ender yerlerden birisi proz.com'daki Türkçe forumu.

Vakit, mevsim veya metamorfoza uğramış geleneklerin gölgesinden yemek mevzuuna baktığımızda bu haftanın zamane Türkiyesinde bir menüsü veya telaşı var.

Bu telaş henüz bitmemişken yeni bir teleş içine bayram telaşına girecek millet. Yani diğer bir deyişle kimileri sadece kanatlı, kimileri sadece çift tırnaklı, kimileri de bir ondan bir ondan kurban edecek birar hafta arayla.

Biz de meselenin hassasiyetine binaen düşünüp ilk gelen hakkında da bir tarif verelim istedik. Hoş benzer tarifleri başka yerlerde de bulacaksınız ama bu vesileyle belki burada da muhabbeti artırırız.

Kestane farklı şekillerde yenir. Kimisi soba üzerinde, kimisi haşlanmış, kimisi haşlanıp yağda kızartılmışını sever. Ben de kestanenin farklı çenilerini sevsem de bu defa kestanenin iç olarak kullanılanına değinmek istedim bugün. iyi ya be adam neyin içinde olacak bu kestane? diye soracaklara Ülkemizin adıyla ingilizceden benzeştiği için çoğu zaman "alay" konusu olan kanatlı olduğu halde kırmızı et de içeren, eti fazla tüketilmese de sağlıklı olduğu söylenen Hindi... Evet bugünkü mevzumuz Hindi üzerine. Hindi bilseydi ne kadar önemli olduğunu kültürler arası farklılaşım şükran gününden sonra farklı günlerde de festival mevzuu olacağını sanırım heyecanlanır farklı coğrafyalarda da farklı şekillerde tüketilmek isterdi. O bunu başaramasa da insanların değişim ve kültürlerin etkileşimi Hindi'yi mutlu etmeye yetecek kadar oldu...

Efendim mevzuyu dağıtmadan başlayalım.
1 adet hindi. Ben boğazlanmış, kanı akıtılmış, tüyleri yolunmuş, içi boşaltılmış, gerekirse ütülmüş ve tozları yıkanmış olanını tercih ediyorum. Pişirilmek için hazır, sağlıklı ve temiz olduğun kanaatinde olduğunuz Hindi'yi alınız. Donmuş ise buzlarının çözülmesini bekleyiniz.

Bir taraftan 1 kilo kadar kestaneyi önce bıçakla çift taraflı çizerek bir küçük tencere veya saplı tavada kaynatınız. Biraz fazla kaynamasında mahsur yok. Bu soymanızı kolaylaştırır. Sonra kestaneleri ayıklayınız. Mümkün olduğu kadar iri kalmasına dikkat ediniz. Ufalanan olursa dünyanın sonu değil, onu da kullanabilirsiniz.

Sonra 2 orta büyüklükte kuru soğan (mümkünse süt beyaz olanı, biraz daha tatlıdır), 1 veya 2 diş sarmısak 2 iyi yemek kaşığı kuş üzümü, karabbiber, bir 1 su bardağı pirinç en irisinden(Ayarını tutturamayacağınızı düşünüyorsanız "parboiled" pirinç veya "basmati" pirinç kullanabilirsiniz. Bizim tüketmeye alışık olduğumuz prinç çok hassastır. Suyu iyi karar edilmz ise lapalaşabilir), biraz dere otu, bir veya 2 yaprak defne yaprağı, acı seviyor iseniz veya hafif baharlı olsun istiyorsanız bir çimdik pul biber, yeteri kadar tereyağı, 1 adet iricesinden patates, yarım adet taze tatlı kırmızı biber (paprika) 1 adet kıl yemek fırçası bir miktar zeytinyağı ve yeterince tuz.

Buradaki listeyi ben ana hatlarıyla yazmaya çalıştım zevkinize göre küçük malzemelerde değişiklik yapabilirsiniz. Büyük malzeme (kestane, hindi, pirinç) değişiklik yaptığınızda tamamen farklı bir yemek çıkar ona göre!!!

Tabi bir rulo da aluminyum folyo lazım! Bazıları folyo yerine yanmaz plastik poşet veya yağlı kağıt kullanmayı tercih edebilir. Kağıtın bir mahsuru sürekli su kaybettirdiği için Hindi'niz kurur. Poşette ise su kaybedemediği için haşlanır.

Hindinizi tezgahın üzerinde boş bir alana oturtun. Sonra içini ve dışını zeytinyağı ve fırça kullanarak yağlayın ve dahi tuzlayın. dış kısmına karabiber, dere otunun bir kısmını da serpiştirebilirsiniz. Sonra bir tavada sırasıyla kuru soğan, sarmısak, paprika, kestane, kuş üzümü ve baharatgiller ailesini ekleyiniz. (dikkat her birisi kendini bırakıncaya kadar kızartılmalı) Sonra princinizi sıcak su ile yıkayınız ve sırası geldiğinde onu da ilave ediniz. Ateşin bu aşamaya kadar yüksek ya da ortanın üzerinde olmasına dikkat! Bir su bardağına yakın da (3 çeyrek) kaynar su ilave edip kaynamasını bekleyiniz. Altını söndürünüz. Sonra aluminyum folyo, kağıt veya poşet kullanılacak malzemeyi hazırlayınız. Biz folyo kullanıldığını varsayalım. Folyoyu bir kaş değişik yönde birbirine çaprazlayarak bir yer oluşturunuz. Sonra elinizdeki iri kıyım patatesi 3 veya 4 yassı dilim haline getiriniz. Hindiyi bu patateslerin üzerine oturtunuz, isterseniz biraz soğan da kullanabilirsiniz. Sonra tava dolusu hazırladığınız kestaneli içi Hindi'nin içine doldurunuz. Sonra hindiyi kapatınız. Doktor, hemşire, baytar vs olanlar bu aşamayı hızla yapacaklardır. Eğer gereç eksiziniz var ise paslanmaz çelik tel, halis pamuk ip veya halis yün ip kullanılabilir.. Bunların hiçbiri yok ise iki tane çöp şiş ile karşılıklı dikiş atıyormuş gibi çöpler yardımıyla da kapatmayı başarabilirsiniz. Zeytinyağı ilk yağlamadan bu yana biraz sızmıştır. Biraz daha yağlayınız. Bu arada tuz veya baharat dengesini unutmayınız. Eğer içine atmadı iseniz defne yapraklarını Hindi üzerine yapıştırınız. Sonra folyoları kat kat düzenli bir şekilde kapatınız. Hindinin suyunu saldığında kenardan taşmamasına özen göstereceksiniz.

Üstünü de iyice kapattıktan sonra en tepeden bir veya iki tane kürdanı folyoyu delip geçerek ete saplanmasını sağlayınız. Sonra bu şekilde haırladığınız Hindi'yi 175-200 santigrat derecedeki fırına veriniz. Hindinin büyüklüğüne göre 3 saat veya üzerinde pişiriniz. ne kadar çok o kadar iyi (tabi yakmadan). Sonra folyoyu açınız. Hindinin alt tarafı daha iyi kızarmış üst tarafı biraz daha boz renklidir (muhtemelen) fırını üstten kızarma ve yüksek ısıya getiriniz. Sonra fırçayla hafifçe yağlayıp bir kaç dakika (uzun değil kurur zira) o şekilde kızartıp fırından çıkarınız. Şimdi sıra yemede.. O na da tarif lazım mı? Kusura bakmayın onu çağırcaksınız uygulamayla göreceksiniz...

Afiyet olsun

N. Yigit


Direct link Reply with quote
 
shule  Identity Verified
Local time: 06:42
angol - török
+ ...
Kestane... Dec 30, 2005

Tarif harika, ben de kestaneli tariflerin de bulunduğu çok sevdiğim bir yemek sitesinin linkini vereyim meraklılarına:

http://www.portakalagaci.com

Harika fotoğraflarla bezenmiş blog şeklinde sıcacık bir site...

Kestaneli tarifler için:
http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2005/12/kestane_ye.html


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Akşehir'in hindisi Dec 30, 2005

Merhabalar,

Bu arada bugün ailecek şu yazdığımız tarifin bir denemesini yapalım dedik. Denedik hoş denemesine de aluminyum folyoyu bir açtık ki ne açalım. Hindi Akşehir'den gelmiş....

Akşehir'den gelen hindinin fotoğraflarını merak eden bana bir mesaj atsın paylaşması kolay!...

Hadi resime bakacaklara iyi bakışlar.... Ben gidiyorum Akşehir'den gelen hindiyi kuşa benzetmeye...!

Sağlıcakla

Nizam

PS Sayın modumuz geçici de olsa burdan resim share etmek var mıdır?



[Subject edited by staff or moderator 2005-12-30 22:20]

[Subject edited by staff or moderator 2006-04-02 22:59]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Yemek yemek Aug 15, 2006

Merhabalar,

Ben de damak denilince iyi olduğumuzu düşünenlerdenim. Ancak bu konu başlığına 9 aydır mesaj atılmamış. Dokuz aydır fotosentez yaptığımızı veya özel ve güzel yemekler yemediğimizi düşünmüyorum.

Bu yüzden kısa bir tarif ile konuyu tazeleyelim istedim.


avanın içinde döndürebilecek kadar dana -kuzu ya da çebiş etini bir kaç tatlı kaşığı zeytin yağına bulayıp kekik ile karıştırın. Sonra, tavanızın altını yüksek ateşte açın, tava iyice ısındıktan sonra terbiye ettiğiniz eti tavaya indirin ve yayın ve üzerinden yeterince tuzu serpiştirin. bir ik dakika sonra alt üst edin ve biraz tereyağı ilave edin. işte tamam şimdi indireceğim derken, iyi dolu bir kaşık hazır kaymak veya kahve için aldığınız kremadan 50 cc kadarını tavaya ilave edin. Kaymak ile et hemdem olup kaynayıp coşuncaya kadar bekleyin.

Hemen ateşten indirin ve koyu renkli bir servis tabağının ortasına yemekten koyup yanında bir dilim yuvarlak keslimiş domates ve bir dilim salatalık ile süsledikten sonra soğutmadan sıcak sıcak servis yapın.

Tavada hala kaldı ise tavayı yakınınızda bulundurun, yoksa tavayı almak için kalkıp gittiğinizde tekrar oturmk için sabırsızlanacaksınız

Afiyet olsun

Nizam


Direct link Reply with quote
 

lagunali
Local time: 21:42
török - angol
+ ...
tarif için teşekkürler... Aug 18, 2006

Tereyagi ve kaymak hani kolesterolumuzu tavan yapmasin sakin.

Nizametttin bey etler kusbasi mi olacakti? Mutfaga kosuyorum.

Nizamettin Yigit wrote:

Merhabalar,

Ben de damak denilince iyi olduğumuzu düşünenlerdenim. Ancak bu konu başlığına 9 aydır mesaj atılmamış. Dokuz aydır fotosentez yaptığımızı veya özel ve güzel yemekler yemediğimizi düşünmüyorum.

Bu yüzden kısa bir tarif ile konuyu tazeleyelim istedim.


avanın içinde döndürebilecek kadar dana -kuzu ya da çebiş etini bir kaç tatlı kaşığı zeytin yağına bulayıp kekik ile karıştırın. Sonra, tavanızın altını yüksek ateşte açın, tava iyice ısındıktan sonra terbiye ettiğiniz eti tavaya indirin ve yayın ve üzerinden yeterince tuzu serpiştirin. bir ik dakika sonra alt üst edin ve biraz tereyağı ilave edin. işte tamam şimdi indireceğim derken, iyi dolu bir kaşık hazır kaymak veya kahve için aldığınız kremadan 50 cc kadarını tavaya ilave edin. Kaymak ile et hemdem olup kaynayıp coşuncaya kadar bekleyin.

Hemen ateşten indirin ve koyu renkli bir servis tabağının ortasına yemekten koyup yanında bir dilim yuvarlak keslimiş domates ve bir dilim salatalık ile süsledikten sonra soğutmadan sıcak sıcak servis yapın.

Tavada hala kaldı ise tavayı yakınınızda bulundurun, yoksa tavayı almak için kalkıp gittiğinizde tekrar oturmk için sabırsızlanacaksınız

Afiyet olsun

Nizam



[Subject edited by staff or moderator 2006-08-21 07:36]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Etler nasıl olacak? Aug 21, 2006

Merhabalar Nefise aanım

Etler kuşbaşı olacak. Fazla iiri olmasın. Kuzu veya çebiş etiyse, ön kol, boyun, göğüs eti olabilirse daha iyi olur. Dana eti (süt danası) ise, etde su oranı biraz daha yüksek olabilir.

O zaman fazla farketmez.

Ayrıca harlı ateşte pişicek nasıl olsa. Su kaybetmeden pişmesi lazım.

Afiyet olsun.

Nizam


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
török - angol
+ ...
Yemek ve kültür Nov 9, 2006

Ne güzel bir yemek kültürümüz ve geleneklerimiz var. Keşke aynı ölçüde dünyaya tanıtabilseydik. Fransızlar mutfaklarına bilimsel bir özen gösterdiler, ansiklopediler yazdılar bu konuda, ve kurumlar oluşturdular. Bu sayede dünyada "Fransız mutfağı" diye bir gerçek var. Her biri birer formül gibi ince ince detaylandırılan binlerce Fransız yemeği var. Bizim mutfağımız da bu güzellikleri hak etmiyor mu?.

Gerçi rokfor diye kaşarın en küflü yanını, tereyağı diye patates dolgulu bir süt ürününü iteleyen büyük ve ünlü lokantalarımız yok değil. Ama Sait Faik'in bir hikayesinde meşhur lokantanın sahibi en sevilen yemeğinin sırrı olarak "her gece artan yemekleri toplar, bunları birleştiririm, bir ev yemeği lezzeti verir bu tat" diye açıklamamış mıydı...

Bence sofraya tümüyle matruş ve müsellah bir Osmanlı askeri edasıyla huşu içinde yaklaşmalı. Bir masayı sofra yapan ana elemanlara dikkat edilmeli. Ve öncelikle, karın doyurmanın yanında, yemek adabına ilişkin noktalara iyice ve titizlikle riayet edilmeli.

Bu arada bu forumda ne hoş ve özgün yemek tarifleri buluyorduk geçmişte. Özellikle Nizam Bey, neredesin?. Şenlendirelim midemizi, ne dersin?.


Direct link Reply with quote
 

Faruk Atabeyli  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
Tag (2009 óta)
angol - török
+ ...
Rokfor ve parmesan peynirlerine alternatif Nov 10, 2006

[quote]Serkan Doğan wrote:

Gerçi rokfor diye kaşarın en küflü yanını...

Tulum peynirini alıyorsunuz, ama bidona basılanından değil gerçek keçi tulumu içerisindekini. Bir süre dışarıda bekletiyorsunuz ve küflenme başlıyor. Daha sonra buzdolabına alıyorsunuz ki tam olarak kurumasın, ancak küflenme burada da devam ediyor. Bir süre sonra size rokfor peynirini gölgede bırakacak bir alternatif ortaya çıkıyor.

Eski kaşarı alıyorsunuz, mümkünse kuru olanından, gazete kağıdına sararak buz dolabının dışında bir süre bekletiyorsunuz. Bu sırada nem uçuyor (hafif bir küflenme olabilir ama asıl amaç küflendirmek değil kurutmak) ve çatlaklar oluşuyor. Sonra buz dolabına alarak birkaç gün daha yine gazete kağıdına sarılı olarak bekletiyorsunuz. Kuruyor, sertleşiyor ve işte size parmesan.


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Hayırlı bir Pit Nov 11, 2006

Merhabalar,

Midelerimiz şenlensin şenlenmesine amma çeşidi artıralım.
Her ne kadar yayladan gelme tuluk peynirini veya duması burada gündelik ürün olarak bulamasak da alternatiflerini elimizden geldiği kadar yapmaya çalışıyoruz.

Bizim Pit (Peter) diye bir adamımız var. Pit uzakta bir yerde çiftliği olan ve 50 kadar sağımda ineği olan bir mandıracı. Her ne kadar hayvanların dış görünümü anadoludaki çiftçilerin beslediği hayvanlarla karşılaştırılınca daha kirli görünse de el değmeden sağılan, süzülen ve depolanan süte hiçbir katkı maddesi karışmadan alabiliyoruz.

Pit ve inekleri sağolsun işe de yarıyorlar. iki üç haftda bir gidip 10 veya 20 kilo süt alıyorum. Bu sütü kaynatıp soğuttuktan sonra kaymağını alıyorum. Yaklaşık 600 gram kaymak çıkıyor.

Uzun süre bekletemiyorsunuz bu sütü tabi. Niye mi? Çünkü Pit antibiyotik kullanmıyor. Sonra bu sütü hafif ısıtıp peynir mayası atıp peynirleşmesini sağlıyoruz. Tamamen peynirleştiğinden emin olunca biraz tuz ilave ediyoruz. Sonra süzüyoruz. (%100 pamuk bir bezden yapılmış süzek yardımıyla) Süzme aşamasında tamamen kurumasını beklemiyoruz. Biraz suluca kalıyor. Sonra biraz süzme yoğurt katıyoruz ve bir kaç dakika kaynayıncaya kadar ısıtıyoruz. Bu yolla katmış olduğumuz yoğurt da kesildi çökelek oldu. Ama peynire karıştı. Hafif bir mayhoş tad verdi.

Sonra tamamını süzüyoruz. İyice süzmemiz lazım. Eğer bir ağırlık kullanamadı ve suyunu iyice kurutamadı isek, "no-frost" buzdolabı olanlar buzdolabında açıkta bekletirlerse suyun biraz daha çekilmesi mümkün.

Suyunu iyice süzdükten sonra geniş bir kabın dibine alıyoruz. Bir süre sonra peynirimiz sertleşiyor. Ama kalıp kalıp değil. Tuluk peyniri gibi kaşığın kenarıyla eşilebiliyor.

Birazını alıyorsunuz bir tabağın içine, sonra sabah hava soğuk olsa da üşenmiyorsunuz gidiyorsunuz fırına taze pide alıyorsunuz ve geliyorsunuz.

Pit gibi bir hayırseverin sayesinde size ulaşan tereyağı veya Pit'in verdiği sütten aldığınız kaymağı ince bir kat yatırıyorsunuz canım taze pidenin arasına. Üzerine yeni yaptığınız pendürden şöööyle semirtilmiş bir yemek kaşığını kadar alıp ilk katmanın üzerine seriyorsunuz.

Ya siz daha ne bekliyorsunuz elinizde canım tuluk peynirli dürüm var.

Hadi afiyet olsun.

Nizam Yigit



[Edited at 2006-11-11 01:12]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 06:42
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Hazırlık önerileri Jan 12, 2007

Merhabalar,

Yarın kalabalık bir misafir grubuna özel bir yemek yapacağım. Kuzu dolduracağım. Bu defa içini sizden gelen tavsiyelerle yapmak isterim.

Bakarsınız bu önerileriniz şu İstanbul powwooooowwww'u için de ilham kaynağı olur.

Serkan bey öncelikle senden ve Taner beyden bekliyorum. Sakın ha link göndermeyin, kişisel lezzet tavsiyelerine özellikle ihtiyaç var..
Hadi bekliyorum.

Sağlıcakla,

Nizam Yigit


Direct link Reply with quote
 
A témához tartozó oldalak:   < [1 2 3 4 5 6 7 8] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Yemek Kültürümüz ve Recipe Modification

Advanced search


Translation news in Törökország





TM-Town
Manage your TMs and Terms ... and boost your translation business

Are you ready for something fresh in the industry? TM-Town is a unique new site for you -- the freelance translator -- to store, manage and share translation memories (TMs) and glossaries...and potentially meet new clients on the basis of your prior work.

More info »
PerfectIt consistency checker
Faster Checking, Greater Accuracy

PerfectIt helps deliver error-free documents. It improves consistency, ensures quality and helps to enforce style guides. It’s a powerful tool for pro users, and comes with the assurance of a 30-day money back guarantee.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Terminológiai keresés
  • Munkák
  • Fórumok
  • Multiple search