A témához tartozó oldalak:   < [1 2 3 4 5 6 7 8] >
Off topic: Yemek Kültürümüz ve Recipe Modification
Téma indítója: Nizamettin Yigit
sevinc altincekic  Identity Verified
Local time: 04:45
angol - török
+ ...
bir de Jonathan Swift var elbette Jan 27, 2005

Umit Altug wrote:
Neyse, daha fazla konuşmayıp kimseyi darıltmadan, buyrun size dumanı üstünde taze bir hikaye çevirisi. Neil Gaiman’ın Smoke and Mirrors derlemesinden, “Babycakes” adlı kısa öykü.


Bu öykü pek içaçıcı olmasa da aklıma Jonathan Swift geldi ister istemez. Konudan sapa sapa, sonra Hannibal'e kadar gelebiliriz yani....

Lütfen unutmayınız bütün bunlar hicivdir. Bunu gerçekten istediğimi/istediğimizi sakın aklınızın ucuna bile getirmeyiniz....

A Modest Proposal

For Preventing The Children of Poor People in Ireland
From Being Aburden to Their Parents or Country, and
For Making Them Beneficial to The Public

”I have been assured by a very knowing American of my acquaintance in London, that a young healthy child well nursed is at a year old a most delicious, nourishing, and wholesome food, whether stewed, roasted, baked, or boiled ...”

tam metin için: http://art-bin.com/art/omodest.html#hit


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
török - angol
+ ...
Bildiğimiz insan eti Jan 27, 2005

Şimdi şunu hatırladım (hatırlamaz mı olaydım), bir süre önce humanbeaf bla bla isimli bir siteyi ziyaret etmiştim. Gayet resmi görünümlü ve donanımlı bir siteydi. Tüm dünyaya yönelik kargo ağına sahiptiler. Ticaretini yaptıkları meta ise insan etiydi. Sayfalarca bilimsel dökümanla insan etinin diğer etlere nazaran ne kadar protein zengini olduğunu vs. anlatıyorlardı. Bu site yoluyla insan vücudunun istediğimiz kısmını oldukça sıhhi şartlarla sipariş edebiliyoruz. Ama tabi bunun legal olmadığı mutlaka belirtiliyor. Hijyene olduğu kadar gizliliğe de önem veren bu siteyi dikkatle ve dehşetle inceledim. (bu arada yine yanlış anlaşılmasını istemem, ne kadar proteinli de olsa, asla insan eti yemedim, ve yemem de)

[Edited at 2005-01-28 08:41]

[Edited at 2005-01-28 08:42]


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Németország
Local time: 03:45
ProZ.com-tag
angol - török
Protein şokuna mı girdiniz, bre? Jan 27, 2005

Nizam Bey, arkadaşlar galiba meczup oldular. En iyisi sen bir tatlı tarifi ver de şu işi tatlıya bağlayalım.






[Yoksa elimden bir kaza çıkacak]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Et yemenin Mahiyeti Jan 27, 2005

Xola wrote:

Nizam Bey, arkadaşlar galiba meczup oldular. En iyisi sen bir tatlı tarifi ver de şu işi tatlıya bağlayalım.

[Yoksa elimden bir kaza çıkacak]


Tatli "request"ine olumlu yanit geldi. Ancak ben latife olsun diye konunun bir de cenub-i boyutuna bir goz gezdireyim istedim. Boylece Umit Beg ve Serkan Beg'in son mesajlarina da merkeziyetci bir yanit getirmis mi oluruz?

Bilirsiniz, bilmeyenleriniz de duymustur. Bazi hayvanlarin yenmesi dini hudutlar icerisinde mumkun iken, diger bir grup hayvan yenmez. Ancak Ulu Yaradan baska bir besin bulamamak ve hayati tehlike vuku buldugunda canli kalmayi saglayacak kadar yemenin mumkun oldugunu kullarin yorumuna kapi birakmaiycak bir sekilde ifade etmis.

Cok nadiren de olsa birileri durumu bir "extreeeem" boyuta dayandirip "adem oglunun eti yenebilir mi?" diye sormaktan geri durmamis. Cogunlugun bu konudaki cevabi, hayatta iken her hangi bir sekilde gida icin oldurulmesi mumkun olmayan bir canlinin, oldukten sonra da herhangi bir nedenle yenmesi mumkun olmaz demisler. Ve bu yorumda ittifak edilmis. Yani Yaradan zor durum cercevesini cizerken, gida amacli oldurulmesi mumkun olmayan canliyi ki bu "insan", zor durumda da gida kaynagi olarak gormeyi uygun gormemis.

Yillar once cekilmis bir film vardi. Daha sonra pek cok gerilim filminde de ayni ya da benzeri sahne kullanildi. Kazadan sonra ucrada ve gida'dan uzak olundugu icin arkadasinin etnden faydalanan kazazedeler....

O zaman da bakmistim bu konuya acaba bu konuda ilahi dinlerin bakisi nasil diye. Simdi muhabbet biraz genisleyince tekrar hatirladim.

Breee. Bu babin fetavaainda musade yoktur. Adem oglunun yinmesi mumkun degildir ona gore.

Ilginctir ki ilahi dinler buna musade etmedikleri halde, uc ilahi dinin en kalabalik olani, ile en az olani elini kandan pek uzun zamandir cikarmiyor. Ortada olani da bu konunun heyecanina varmis gibi gorunuyor. Dogudan batiya insanar yiyemedikleri halde, birbirinin canina kiymaktan suphe etmiyorlar. Ne aci...!

Ben fazla uzatmadan tatliya geceyim.
Efendim ben tatlilari hep severim sevmisimdir. Yaklasik bir 8-10 yil, surekli dis problemlerim olmasi yuzunden zevkle tatli yiyemezdim. Cok sukur tatliya rucu eyledim.... Vaktiyla 50-55 kiloda seyrederdim. Ama simdi de eskisi gibi vitesi bosa alip, istedigim kadar tatli yiyemiyorum.

Bu yuzden son zamanlarda hamur datlilarini biraz ihmal eder oldum. Meyve datlilariyla kendimizi avutmaktayiz. Bugun de bir meyve datlisi yazayim dedim.

Firinda Armut.
Her bir armudun tadi da ona gore farkli olupdur. Dasli armud, dassiz armud, limon armudu, dag armudu vs.
Ben yirken agzima cer cop gelmesinden de hoslanmam. Armudu limon armudundan secin. Uzununa alacali soyun. Cekirdeklerinin cikmasi lazim. Armudu dikine veya enine ikiye kesip, bicaginizla cekirdek kismini oyarak cikarin. Hatta yarim armudun cekirdegini cikardiginiz oma istikametinden bir delik acin.

Bir tepsiye dizin ve 200 oC de firina verin. Max 15 dakika.

Bu arada Sos olarak armudun renginin ziddin bir renk meyve secin. Sari armut ise, cilek, nar, Yok yesil armut ise, firinda iyice koyulasacagi icin sari renkli meyve iyi olur. Meyveyi dograyip, meyve kadar da seker ilave edin. Hatta biraz daha fazla seker olsun. Sonra kisik ateste bir tencerede kaynatin, kivamli bir recel olsun.

Bu sekerli nesneyi sicak sicak kasikla armutlarin uzerine gezdirip, armutlari tekrar firina bu defa (170 oC) verin. Her bes dakikada bir cekip, tekrar meyve sosundan ilave edip firina surun.

Yarim armutlara acmis oldugunuz delikten sekerin kaynamasini ve kopurmesini gorun....

Sonra elinizde kalan sosun kalanini ikiye bolup bir yarisini iyice yedirip firinin ayarini sadece ustten yakacak duruma getirin. (broil). Bir iki dakika oyle beklesin.

Firindan cikarin. Elinizdeki soguttugunuz arta kalan renkli surubunuzu beyaz bir tabagin tabanina yayip, armudu tabagin ortasina oturtun. Isterseniz suslemek icin uzerine nar tanesi, bogurtlen veya bir kenarindan dondurma ya da kaymak kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun.

Nizamettin Yigit


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
török - angol
+ ...
Tahıl, haşerat vesaire Feb 19, 2005

Bilmem duydunuz mu daha önce ama pilav üstü tatlı yeme diye bir hadise var. Örneğin giriyorsunuz bir lokantaya ve pilav üstü baklava veya kemalpaşa istiyorsunuz. Kulağa hoş gelmese de ilk bakışta, alışınca ilginç bir birliktelik.

BM bir raporunda Afrika'da açlık çekenlere haşeratların (bildiğimiz böcükler) protein bakımından zengin olduklarını belirterek bunları gönül rahatlığıyla yiyebileceklerini söylemiş ve salık vermiş. Ee çeşitlilik bir yere kadar, protein diye diye iğrençleşmesek keşke.

Hormonlu gıda tartışmaları ülkeyi kasıp kavuruyor. ABD'de yapılan bir araştırmada 1963 yılına göre meyve ve sebzelerin mineral ve vitaminler açısından ortalama %65 daha fakir oldukları tespit edilmiş. Böylece vitamin hapları ve katkı maddeleri gibi sektörler kamçılanıyor. Kullanılan kuruyemişlerin çoğunda kansorejen maddeler bulunmuş. Türkiye'de de üretiminde kızartma-kavurma işlemi uygulanan cipsler, bebe bisküvileri, tulumba tatlısı vs. birçok gıdada bu kansorejen ve zehirli maddeler olduğu açıklanmıştı.

ABD'de yine adını unuttuğum bir yerde başıboş tavuk istilası vuku bulmuş. Bildiğimiz kedi köpekler gibi sokaklarda horozlar cirit atıyormuş. Bunun için bir ekip kurulmuş ve yılda 4000'in üzerinde kümes hayvanı ele geçirilmiş. Türkiye'de ortada dolaşan hareketli bir beyaz etin 30 saniyeden daha fazla hayatta kalabileceğini tasavvur edemiyorum.


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Gıda güvenliği ve temizliği Feb 20, 2005

Merhabalar,

Başıboş hayvanların başına gelebilecekler yazılmış. Hele de başıboş tavukların başına ne gelebileceği. Ben başoboş hayvanların başına gelenden ziyade başıboş hayvanlar yüzünden bizlerin başına neler gelebileceğine dikkat çekmek istedim.

Başıboş hayvanlardan merkeplerin sürekli et pazarına sürüldüğü ve özellikle işlenmiş et olarak sunulduğu için de tüketicinin bunu tesbitinin zor olduğuna dair senaryolar sürekli üretilir. Yani başıboş bir eş... yüzünden ve bir başka başıboş eş...'in de bu hayvanı et olarak görmesi yüzünden vatandaş beygir eti yiyebilir mesela. Zaten bu geçtiğimiz yıllarda hıfzıssıhaca belgelenmiş, adıyla sanıyla ünlü marketlerin ürünlerinde bile toynaklı eti çıkmıştı.

Yani bizim meşhur kuzu dönerinin adı birden Nallı Kuzu Döneri'ne meyletmişti ki hıfzı-s sıha olaya el koymuştu.

Olayın bir başka boyutu da her ne kadar ürünün kaynağı iyi olsa da sağlıklı şartlarda depolanıp depolanmadığı sorunu. Şu günlerde dolaşan mesajlardan birisi kemirgenlerden geçebilen çeşitli hastalıklardan bazılarının sağlıksız şartlarda depolanan kutu içeceklere kadar dayandığına ilişkin.

Çoğumuzun minik bulduğu fakat bir o kadar da ürktüğü minik canlı bütün ambarların yolunu iyi bildiği ve içecek dağıtıcı ve depolayıcıların depolarında da bulunduğu için sözkonusu ajanların metal veya plastik kutular yoluyla bile geçebileceğine işaret edilmiş. Kutu üzrine kan, salya, veya diğer vücut atıklardan bulaşıp risk ve tehlikeyi dağıtabilecek bu kalıntıların alıp içtiğimiz içeceklerin kutularının içmezden ve açmazdan önce iyice yıkanmasıyla mevcut risklerin hemen hemen yok edilebileceğine dikkat çekiyoruz.

Gıda sağlığı ve kontrolü çok önemli. En iyi ve en önemlisi de SON KONTROL. Yani yemeden hemen önce yapılabilecek bir kontrolün, başımıza bela olabilecek uzun bir sağlık probleminin veya çoğu kez hayati riskin ortadan kaldırılmasında çok önemlibir etken olduğunu unutmayalım.

Sağlıklı günler ve başarılı konroller.

Nizamettin Yiğit


[Edited at 2005-02-23 00:12]


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
török - angol
+ ...
Süvari birliği Feb 21, 2005

Nizametin beyin başıboş hayvanlar hakkındaki söylemine katılıyorum. Eskiden Fatih'in İstanbul'a (hani o tablodaki gibi) ilk defa girdiği Topkapı surları içerisindeki izbelikler başlıca at-eşek kesim yeri olarak kullanılıyordu. Sanırım sonradan ıslah eylediler. Ama ata-eşek kesimlerinin, kaçak domuz yetiştiriciliğinin ülkemizde halen bir şekilde devam ettiği bir gerçek. Adana'da birkaç defa at mezbahalarının bulunduğu ortaya çıkarılmıştı. En son Edirne'de bir kazı esnasında tam 40 adet at iskeletine rastlanmaz mı? Üstelik hani bunlar atların atalarından, fi çağından kalmıyormuş.. Öte yandan, Kazakistan'dan gelen bir dostum bana sarımsakla yoğrulmuş at eti getirmişti, tadına bakmak için yedim, hani pek fena değildi. Kuzu eti ile dana eti arasındaki fark kadar dana eti ile at eti arasında fark var bence. Ayrıca Orta Asya'da halen atların ve at etinin bizdeki tavuk veya kuzu kadar yaygın ve maliyet itibariyle çok ucuz olduğunu ekleyeyim. Fakat onlar bizimkinin aksine et değil yağ kısmını tercih ediyorlar, tercih meselesi. Deve-tavşan eti de pek fena değil diyorlar. Oysa eşek etini hiç merak etmiyorum. Neyse, ayrı etler, ayrı heyecanlar...

Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Mevsim değişimi! Kendinize dikkat edin! Mar 25, 2005

Merhabalar,

Her yıl mevsim değişimi günlerinden en azında bir iki günü burnunu çekmeden geçiren kim var...

Önemine binaen bugün bu konuda yazayım istedim.

Ben yıllardır bu yöntremi uygularım. Yöntem özellikle anası, babası, eşi yanında olmayanlar için özellikle faydalı. Zira hastalanınca yanında kendine bakacak kimsesi olmayan kişinin hasta olmaması daha önemli...

Reçete değil ama önerileri üç gruba ayrımak lazım:
A- Vücut zayıf düşmeden önce:
- Canınıza bakın! Belirli bir tür yiyecek ile değil bitkisel, hayvansal vs diyetinizi karışık tutmaya çalışın.
- Hava bugün yaz gibi deyip hemen yarım kollu penye ve ince elbiselerinize saldırmayın!

B- Vücut sinyali verdikten sonra:
1- Daha fazla dinlenin
2- Öğünleri aksatmayın,
3- Su ve mineral tüketin
4- Normal yemek ihtiyacınızdan birazcık fazla yemeye çalışın!


C- Hasta iken:
1- A ve B deki tavsiyelerin önemini anladınız. Bir daha unutmamak için bir yere yazın.
2- İstirahat edin ama 3 yerine 5 öğün ve tam menü yemeniz lazım.
3- Bir çay bardağı maden suyu, bir o kadar limon suyunu karıştırıp (dikkat edin kola gibi köpürür dökmeyin) üzerine de biraz bal dökerek tok karına için. (aç karına 1 çay bardağı limon suyu iyi olmayabilir).
4- Tok iseniz bile ara öğünde çorba içip içinizi ısıtın!
5- Kendinizi iyi hissetğiniz ana kanmayın. En azından bir gün daha fazla dinlenin.

Hani derler ya can boğgazdan geçer! Gerçekten de öyle! O boğaza iki gün iyi bakmayınca perişan eder....

Umarım bunları uygulamak zorunda kalmayız.

Sağlıcakla

N. Yiğit


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Yemekten Sonra Bulaşık Apr 9, 2005

Merhabalar,

Bulaşık yıkamak en sinir olduğum aktivite.
Bu yüzden ilginç çözümleri severim.

Yemeği yaptınız, ağız tadıyla yediniz ancak dibine tutan yemek, kızartma tavası vs derken temizlenmesi gereken pek çok malzeme var! Sakın ha gidip pahalı ilaçlar çözücüler falan almayın.

Çeyrek liraya temizliği tamamlamanız mümkün.

Nasıl mı yıkadıktan ve duruladıktan sonra çıkaramadığınızı gördüğünüz kablara 1 tane kutu kolayı boşaltarak!

Kola deyip geçmeyin. Çok işe yaradığını göreceksiniz!

Hadi kolay gelsin.

N. Yiğit


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Németország
Local time: 03:45
ProZ.com-tag
angol - török
Eh varın siz düşünün artık... Apr 10, 2005

Nizamettin Yiğit'ten özellikle ana babalara
çok mühim bir uyarı:


Yemeği yaptınız, ağız tadıyla yediniz ancak dibine tutan yemek, kızartma tavası vs derken temizlenmesi gereken pek çok malzeme var! Sakın ha gidip pahalı ilaçlar çözücüler falan almayın.

Çeyrek liraya temizliği tamamlamanız mümkün.

Nasıl mı yıkadıktan ve duruladıktan sonra çıkaramadığınızı gördüğünüz kablara 1 tane kutu kolayı boşaltarak!

Kola deyip geçmeyin. Çok işe yaradığını göreceksiniz!

[...]
[/quote]


... kurumuş katılaşmış yemek artığına bunu yapan, insanın midesine neler yapar!

[Edited at 2005-04-10 00:29]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Kapuska'layalım Apr 26, 2005

Kapuska'layalım 11:19am


Merhablar,

Bir başka konu başlığında kapuska birden güncel olduktan sonra ProZ.com yenilikleri formunda Xola'dan alınan tiyoya uygun davranmak icab eyledi.

Kapuska tarifi için bir link aşağıda. Ancak ben kapuskayı daha doğrusu sebze yemeklerinin pek çoğunu etsiz yapmayı yeğlediğim (sevdiğim) için linkin altına ben olsam şöyle yapardım diye yazacağım. Siz tercih ettiğiniz şekilde yaparsınız.

http://www.turkpoint.com/yemek/etlisebzeler/etli_kapuska.asp

1 kilo lahana (orta boy)
3/4 çay bardağı zeyin yağı.
2 adet orta boy soğan
yeterince su
Yeterince tuz, kırmızı biber, kara biber.
1 adet kırmızı biber (dolmalık)
1/2 limon.
isterseniz biber veya domates salçası.

1.Bir baş lahana dörde bölünür, kalın damarları kesilip alınır. Küçük parçalar kesilir. Yemeklik boyda doğranır. İyice yıkanır. Sonra az miktarda tuz serpilir ve bir kenarda solup kendini salıvermesi sağlanır.
2. Bir tencereye yağ, doğranmış soğan konur. Soğanlar hafif pembeleşinceye kadar kavrulduktan sonra kırmızı biber doğranır ve ilave edilir. Kara biber, kırmızı biber veya biber salçası ilave edilir. Biberlerden salınan su çekildikten sonra doğranmış ve soldurulmuş lahanalar ilave edilir. Lahanalar suynu salmaya başladığında önceden kaynatılmış su ilave edilir.
Yemeğin tuzu kontrol edilir. Lahanalar pişinceye kadar orta ateşte pişirilir. İndirmeden önce zevkinize göre limon sıkılır ve yemek kısık ateşte bir iki dakika daha bekletilir ve altı kapatılır. Kapağı kapatılıp dinenmeye bırakılır.
3. Et tercih edenler 250 gr yarı yağlı kuzu kuşbaşı doğrar ve zeytinyağına bular. Sonra yeterince tuz ilave eder (zevke göre kekik, karabiber vs de kullanılabilir. Başka bir tavada yüksek ateşte önce boş tavayı ısıttıktan sonra aynı tavada eti pişirir. Et suyunu salıp geri çekildikten sonra yağda kızarmaya başlayacaktır. Yterince kızardığını düşündüğünüzde kapuskayı servis tabaklarına alıp, üzerine kavurmuş olduğunuz etten de serpiştirerek servis yapabilrsiniz.

Afiyet olsun.

Nizam Yiğit

Not: Türk mutfağının iki önemli malzemesi var. Bunlardan birisinden her çeşit yemek yapılır.
Diğeri ise; onsuz yemek olmaz.
İşte bu kapuska'da onu unutmuş olmam affedilir değil. 1 diş sarımsak ince kıyılıp kardeşi soğanla birlikte yağda kızartılırsa kapuskanız da lezzet bulur.

Sarımsak kusura bakmasın.


[Edited at 2005-04-26 14:40]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Osmanlı Saray Mutfağından May 8, 2005

Merhabalar,

Bugün geçenlerde bir TV programında izlediğim ve sonra da deneyip tadına erdiğim bir Osmanlı yemeğini yazacağım.

Benim gördüğüm tarif ile aynı olmasa da ana hatlarıyla benzeşecek:

Terkib-i serencebiliyye:

2 adet ayva
500 gram kuzu eti (gerdan, göğüs veya ön kol daha iyi)
100 gram badem içi
150 gram kuru kayısı (mevsiminde tazesi varsa 250 gram taze kayısı)
Biraz kekik
Tuz
Karabiber
1 iri diş sarımsak
150 gram tere yağı

Bademleri sıcak suda bekletin. Islandıktan sonra badem içlerinin zarlarını soyun.
Kuru kayısı kullanıyorsanız kayısıları ılık suda bekletip yumuşamasını sağlayın.

Ayvaları soyup çekirdek kısmını ayıklayıp, dilimler haline getirdikten sonra 100 gram tereyağı içerisinde kızartın. Bir tarafı kızarınca öbür tarafını çevirin.

Öte yandan bir tencere içerisine 50 gram tere yağında sarımsağı ince kıydıktan sonra kavurun. Sarımsak pembeleştikten sonra iri parçalar haline getirdiğiniz etleri (kişi başına 2-3 parça et yetişecek şekilde) ilave edip, tuz, kekik ve karabiberi de ilave ederek tencerenin kapağını kapatın ve orta ateşte etleri pişmeye bırakın. (Et taze et ise su ilave etmeye gerek yoktur. Yok eğer buzluktan çıkardığınız ve çözülmesini beklediğiniz eti kullanıyorsanız et bünyesindeki su kısmen kaybedildiği için birazcık su ilave edebilirsiniz)

Diğer tarafta kızarttığınız ayvaları bir geniş kaseye dizin. ve önce badem içlerini arta kalan yağla kızartın. Bir veya 2 dakika bademleri çevirdikten sonra doğradığınız ve yumuşattığınız kayısıları ilave edin. Kayısıların dış kısımları pembeleşince (bu arada etler pişti) tavadaki badem içi, kayısı ve yağ ne varsa pişmekte olan etin üzerine ilave edin. Ocağı kısık ateşe getirin.

Sonra ayvaları et ve bademli kayısı karışımının üzerine bir sıra dizin. ,Tencerenin ağzını kapatın ve kısık-orta ateşte bir kaç dakika daha tuttuktan sonra altını söndürüp yemeği dinlenmeye bırakın.

Servis için genişce bir servis tabağı seçin. Etrafına ayva dilimlerini dizip ortaya bir kaç parça et koduktan sonra bademli kayısı ve yemeğin suyundan da alarak bir servis kaşığı (veya kepçe) etin üzerinden serpiştirin.

Yemeğiniz hazır...
Yanına salata ile yine gerdan etinden pilav da lazım ama onu da başka zamana saklayalım.

Afiyet olsun.

Nizamettin Yiğit

Not:
Bazıları küçükbaş eti yemeyebilir. O zaman dana etini deneyebilir.


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
török - angol
+ ...
Cevizli Tatlı Dünür May 8, 2005

Malzemeler:

4 su bardağı un
Şurubu için: 3 su bardağı su, 3 su bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı sirke
1 su bardağı ılık su
1 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı tozşeker
1 paket kabartma tozu
Harcı için: 2 adet elma rendesi, 2 yemek kaşığı toz şeker, 1 su bardağı iri çekilmiş ceviz içi, 1 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı sıvıyağ

Yapılışı:

Hazırlanma süresi: 35 dk
Pişme süresi: 45 dk

- derin bir kaba, sıvıyağı, sirkeyi ve ılık suyu aktarın. üzerine toz şekeri, tuzu ve kabartma tozunu ilave edin, karıştırın, unu yavaş yavaş ekleyip yoğurun.
- tezgahın üzerine aldığınız hamuru 4-5 dakika kadar yoğurup, yarım saat dinlenmeye bırakın.

Harcı için;
- elmaları çukur bir tabağa rendeleyip, suyunu sıkın.
- toz şekeri, tarçını ve iri çekilmiş cevizleri ekleyerek karıştırın.
- dinlenen hamurdan greyfurt büyüklüğünde parçalar koparın. bir bezeyi dosya kağıdı büyüklüğünde açarak, ortadan ikiye bölün.
- yarım hamurun her iki ucunu, yukarıdan aşağıya doğru beş yerinden keserek kenarları tırtıklı bir yaprak şekline getirin.
- hamurun orta kısmına, elmalı harçtan 2 yemek kaşığı kadar koyup, yukarıdan aşağıya doğru kestiğiniz hamurları saç örgüsü yapar gibi örün.
- üzerine çırpılmış yumurta sarısını sürüp, 175 dereceye ayarlı fırında 45 dakika, üzeri iyice kızarıncaya kadar pişirin.
- bu arada şurup için toz şekerle suyu geniş bir kapta karıştırın. Soğuk olarak kullanacağınız şurubun şekerinin iyice erimesine dikkat edin.
- fırından aldığınız sıcak hamurları hemen soğuk şurubun içine koyup, fırında 15 dakika daha bekletip alın. soğuyunca dilimleyerek servis yapın.

ohh, afiyet olsunn.. (10 kişilik tariftir)


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Törökország
Local time: 04:45
holland - török
+ ...
TÉMAINDÍTÓ
Uskumru, uskarga Jun 20, 2005

Merhabalar,

Bugün sizlere bir sürpriz var. Yemek tarifini yüzgeçligillerden vereceğim. Uskumru.. Yani makarel kardeş... Türkiye'de ithal uskumru deniyor. Ben ithal olanı değil kendi tuttuklarımı kullandım...

Haziran 19, 2005 günü sabah erken 2 gece üstüste uykusuz geçirmeme rağmen yoldan dönüp bir duş alıp tekrar bir saatlik bir mesafede bir yere gidip ordan da 8 saat sürecek bir teknede oltayla balık avına katıldıktan sonra ölümcül yorgun olsam da akşama Uskumru ve yanında roka salatası tarifi vereyim.

Uskumrunun en mabul olanı, tutulduğu yerde yeneniymiş. Teknemiz ahşap bir tekne olduğu için bunu deneme fırsatımız olmadı ama yaklaşık 2 saat içerisinde yiyebildik.

Uskumru biraz yağlıca bir balık. Soğuk deniz balığı. Manş denizi ve Kuzey denizinde yaygın. Balık temizlemesi aslında kolay iş değil ama uskumru öyle değil. Temizliği kolay bir balık. Kafasını kesebileceğiniz gibi kesmeden de pişirebilirsiniz. Eğer karın bölgesinden açıpiyice yassılayıp pişirmeyi planlıyorsanız kafanın olması isi kolaylastırır.

Temizlediğiniz uskumruyu tuzlayın (eğer balık öldükten sonra deniz suyunda bekletti iseniz tuzu az kullanmanızda fayda var. Osmoz olmadığı için deniz suyundan tuz balık etine geçer...o zaman az bir miktar tuzlamanız lazım).

Balığı yararken omur iliğin tam ortasından değil de bir iki milim kenarından vurun bıçağı (göğüs kafesi kılçıkları ile omurga arasındaki birleşme yumuşak bir kıkırdak. Kolayca kesilecektir. Eğer omurgadan kesmeye çalışırsenız bıçağınız çok iyi değil ise et ezilir.

Bir miktar karabiber ve ondan daha az kırmızı biber ekleyin. Eğer tavada kızartmayı planlıyorsanız mısır unu, kurutulmuş ekmek unu, galeta unu vs den tercih ettiğiniz bir unla da unlayın. Sonra kızartın.

Fazla karartmadan kızartarak pişirin. Balığın uzun süre değil de kısa sürede pişecek kalınlıkta ve de sıcaklıkta olmasına dikkat edin.

Sonra afiyet olsun.
Pişrirken canınız çekecektir. Yanınızda elinize vuracak birsini bulundurmayın. Taze uskumru bu... Sofraya indirmeden mideye indirmek de var... Engel olurlar sonra...



Taze uskumrunuz yok ise o zaman pazara dondurulmuşunu almaya gidin. Taze olsaydı daha iyi olacaktı... olurdu... diye söylenerek elinizdeki uskumruyu yeyin. Tadı sizi utandırmayacak... Ne de olsa uskumru. Adına niye us-karga dememişler... Veya "aptal" ile "saksağan" kelimelerini kırpıp "aptalağan" dememişler. Uskumru da ondan.

Uskumru tarifinden sonra roka salatası. Her ne kadar yanında iyi gitsede tarifin arkasından iyi gitmedi.
O da başka zamana...

Hadi afiyet olsun.

N. Yiğit


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Németország
Local time: 03:45
ProZ.com-tag
angol - török
Eh, alacağın olsun, Nizam Bey, Jun 22, 2005

insan uskumruya çıkar da komşusuna haber vermez mi ya, iki adım ötendeyiz şurada!

Neyse, uskumruya kontür bir sazanlık edip kumruyla alakası olmadığını söylemeyerek kendimi rezil etmedikten sonra, bir uskumru dolması tarifi vereyim.

Malzemesi şöyle - aşağı yukarı:

Uskumru
sonra...

maydanoz, dereotu, kuşüzümü, muhtelif ot ve baharat (karabiber şart, ayrıca nane, fesleğen, yenibahar, tarhun, zevke göre kırmızı toz biber de iyi gidebilir), soğan, zeytinyağı, dolmalık fıstık (yani dolma yaparken kullanacağınız malum malzeme işte...)

bir de mısır unu ve.. yımırta!


Bütün bu malzemeyi balığın etini de didikleyip katarak hafif ateşte kızarttıktan sonra tekrar balığın içine dolduruyoruz ve mısır unuyla yımırtaya buladıktan sonra kızgın yağda kızartıyoruz. Ondan sonra da -çok sıcak değilken tabii, yoksa dağılabilir- halka halka kesip dolma haline getiriyoruz. Tabii ben kuyruğundan anlatmaya başladım. Asıl önemli mesele, derisini -yani dolmanın kabuğunu- bozmadan içinin etini çıkarmakta.

Onun için, iğrenme, fenalaşma (ve fetüs kroket falan diye misilleme yapma ) potansiyeli olanlar buradan sonrasını okumasın: Önce hayvana bir karındeşen operasyonu çekerek karnını boylamasına yarmak lazım. Sonra elimizi içine sokup bağırsak, ciğer -yok, balığın ciğeri olmaz yahu!- neyse, vardır ya hani böyle küçük küçük et kütleleri içinde, onlar falan hepsi bir güzel temizleniyor. Hatta çocuklar için yapılan yumuşak diş fırçalarıyla hafifçe ovarak zarları da daha rahat temizlenebilir. (Benim mutfakta böyle birkaç diş fırçam var. Kullanılmamış tabii, canım. Mesela kabağın yüzeyini falan da onunla temizlerim, soymadan haşlayacaksam. İyi oluyor.) Temizlik bittikten sonra kılçığı çok dikkatli çıkarmak lazım. Valla itiraf edeyim, ben elimi sokup uğraşa uğraşa çıkarıyorum, beceremezsem kalanları tek tek temizliyorum sonra. Ama asıl tekniği şöyleymiş: Kafanın biraz altından ve kuyruğun biraz üstünden kılçığı -yani belkemiğinin yerini tutan ana hattı- kesiyorsunuz; ortada kalan parçayı dikkatle kaldırınca bütün dikenleriyle birlikte çıkıyormuş o. Sonra, kafadan tutup yavaşça, hayvanın vücuduna paralel olarak çekerseniz de, eti olduğu gibi çıkıp kabuğu tam bir dolma yapılmak üzere içi oyulmuş kabak gibi kalıyor işte. Ondan sonrası kolay. Eti didikleyip, yukarıdaki bütün malzemeyle birlikte pişiriyorsunuz ve tekrar kabuğun içine dolduruyorsunuz. Ha bir de, henüz hiç denememiş olmakla birlikte, bu malzemeye dövülmüş cevizi eklemenin çok leziz sonuçlar verdiği söyleniyor. Denemek lazım. Ve de ben her türlü balığı, nasıl pişirirsem pişireyim, üstüne bir iki defne yaprağı atarım mutlaka... kızartmaysa sonlara doğru.

Afiyet olsun


[Edited at 2005-06-22 10:48]


Direct link Reply with quote
 
A témához tartozó oldalak:   < [1 2 3 4 5 6 7 8] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Yemek Kültürümüz ve Recipe Modification

Advanced search


Translation news in Törökország





PerfectIt consistency checker
Faster Checking, Greater Accuracy

PerfectIt helps deliver error-free documents. It improves consistency, ensures quality and helps to enforce style guides. It’s a powerful tool for pro users, and comes with the assurance of a 30-day money back guarantee.

More info »
SDL Trados Studio 2017 Freelance
The leading translation software used by over 250,000 translators.

SDL Trados Studio 2017 helps translators increase translation productivity whilst ensuring quality. Combining translation memory, terminology management and machine translation in one simple and easy-to-use environment.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Terminológiai keresés
  • Munkák
  • Fórumok
  • Multiple search